Yıllar
Konular
Favoriler

Benim resimlerimin yırtılıp çiğnenmesine üzülmedim desem doğru söylememiş olurum.

Fakat beni asıl üzen nokta, o İzmir'i kurtarmak için canını dişine, takarak dövüşen Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın resimlerinin yırtılıp çiğnenmesidir.

Hiç olmazsa onun resimlerine dokunulmamalıydı.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

4 Eylül 1930 günü, Serbest Cumhuriyet Fırkası lideri Fethi Okyar, İzmir'e gittiğinde bir kalabalık, Kordonboyu'nda onu sevgi gösterileriyle karşılamış, omuzlara almıştı.

Ne yazık ki Kemeraltı'ndaki kıraathanelerde bulunan Atatürk'ün ve İnönü'nün resimleri, bazı kendini bilmezlerin kışkırtmalarıyla yırtılmış, ve ayaklar altına atılmıştı.

Olay Atatürk'ün kulağına gidince, kendisi bus sözleri söyledi...

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı idim, s.132

Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar çırpınmayacağına şüphe olmayan başta Von Sanders olmak üzere bütün Almanların fikirlerinin üstünlüğüne itimat etmemenizi kati surette temin ederim.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Mayıs 1915

Atatürk'ün Enver Paşa'ya mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.219

Biliyorum, bu yolda konuşmak benim için de, senin için de ağır bir şey.

Ama başka çaremiz yok. Konuşmaya mecburuz çocuk.

Şu vasiyetname meselesi. Bugün, yarın o işi bitirmeliyiz. Ne olur, ne olmaz.

İhtiyatlı olmalı.

Mal olarak neyimiz varsa bir listesini yap, bana getir.

Mustafa Kemal Atatürk - Eylül 1938

Atatürk, Hasan Rıza Soyak'a bu sözleri söyledikten sonra Soyak Atatürk'ün bütün mallarının bir listesini yapar ve taslak bir vasiyet yazar. Atatürk bu taslaktaki birkaç şeyi değiştirir.

Özellikle dikkatimi çeken yaptığı şu değişiklik:

Taslakta, Atatürk'ün kızkardeşi Makbule ve manevi kızlarına *vefatlarına kadar* şu kadar aylık verilecek yazıyor.

Atatürk çok ince bir düşünceyle, *vefatlarına kadar* ibaresini *yaşadıkları müddetçe* olarak değiştirdi.

Atatürk'e göre yaşamak esastı. Bir vasiyetnamede olsun, bir insanın ölümünden bahsetmeyi nezakete uygun bulmuyordu.

Kaynak: Kılıç Ali - Son Günleri, s.58-59

Çağdaş insanlığın gereğini yapmakta tereddüt edenler çağdaş insanların tutsağı olurlar...

Mustafa Kemal Atatürk - 1925

Atatürk'ün not defterinden.

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, Cilt 12 s.16

Askerlikte bir kaide vardır. Düşmanın harp cephesi çok kuvvetli olursa onu parçalamak lazım gelir. Biz milli mücadeleye başlarken karşımızda iki düşman vardı: Biri dahili düşman ki, bunu İstanbul hükümeti temsil ediyordu; diğeri harici düşmanlar ki, bunu da yabancı İşgal kuvvetleri teşkil eyliyordu.

Her iki düşman ile aynı zamanda mücadele etmek imkansızdı. Tabii olarak ilk önce harici düşmanlara karşı vaziyet aldık. Milli mücadele zafere ulaştıktan ve Lozan barışı imzalandıktan sonra da, dahili düşmanları tasfiye etmeye başladık.

Dahili düşmanları da parça parça ayırmak. sı­raya koymak. en mühim olanları ilk önce bertaraf etmek, ondan sonra diğerlerini ele almak icap ederdi. Yaptığımız budur

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Şubat 1924

istanbul'da gazetecilerle beraber yenen yemekte anlattıkları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.207

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında