Bir millet, varlığını ve istiklalini sağlayıp korumak için, akla gelebilecek bütün teşebbüsleri ve fedakarlıkları yaptıktan sonra başarılı olur.
Ya başaramazsa demek, o milletin ölmüş olduğunu kabul etmek demektir.
Öyleyse millet, yaşadıkça ve özverili girişimlerini sürdürdükçe başarısızlık söz konusu olamaz.
Amerikan hükümetinin Kafkasya'da incelemelerde bulunması için gönderdiği General James G. Harbord'la Sivas'ta görüşme yapan Mustafa Kemal'in, kendisine "Millet akla gelebilecek bütün teşebbüsleri ve fedakarlıkları yaptıktan sonra başarısız olursanız, ne yapacaksınız" diye soran generale verdiği cevap.
Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin, çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara son sözü bu olmalıdır:
Benim, Türk milletine, Türk Cumhuriyeti'ne, Türklüğün geleceğine ait ödevlerim bitmemiştir; siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk ulusu duygusunun ifadesidir. Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere devamlı olarak tekrar etmekle son nefesini verecektir.
Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir.
Yüksel Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
Atatürk'ün Mülkiyelilere yazdığı telgraftan.
Milli ahlakımız, medeni esaslarla ve hür fikirlerle geliştirilmeli ve takviye olunmalıdır.
Bu çok mühimdir; bilhassa nazarı dikkatinizi çekerim.
Tehdit esasına dayalı ahlak, bir fazilet olmadıktan başka, itimada da değer değildir.
Ahlak hakkında...
Atatürk'ün Türkiye Öğretmenler Birliği'nde yaptığı konuşmadan
Rumeli ve Anadolu halkı, Azeri kardaşlarının kalbinin kendi kalbi gibi çarptığını bilirler.
Atatürk'ün Azerbaycan elçisi İbrahim Abilof'a yaptığı konuşmadan.
Mukaddes topraklarımızı çiğneyerek Ankara'ya girmek ve memleket bağımsızlığının fedakar muhafızı olan ordumuzu imha etmek isteyen Yunan ordusu yirmi bir gün devam eden pek kanlı muharebelerden sonra Hakk'ın yardımıyla mağlup edilmiştir.
Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanıldığını millete beyan ediyor.
19 Eylül 1921 günü Mustafa Kemal'e TBMM tarafından Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir.
