Yıllar
Konular
Favoriler

Ümit

Kelime, "umut" şeklinin incelmişidir.

Etimolojik şekli:

(um + ut)

um: Köktür; burada "arzu, talep, emel, intizar, bekleme, gözetme" anlamları­nadır.

ut: Sahip, haiz manasına köktür.

Um + ut = umut: Arzunun, talebin, emelin, intizarın, beklemenin, gözetmenin kendisidir.

"Um" kökünün işaret ettiğimiz anlamıyla şu sözlere de tesadüf ediyoruz:

I. Umaç = emel

II. Umu = arzu, bekleme

III. Umdı = arzu

IV. Umdu = talep, tamah

V. Ummak = beklemek, gözetmek

Mustafa Kemal Atatürk - 1935
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Ulus 4 Ekim-17 Aralık 1935 tarihleri arasında "Dil Hakkında Etimolojik ve Morfolojik Anket" başlığıyla yayınladığı yazısında "ümit" kelimesinin açıklanması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.39

Şimdi hareket etmek üzere bulunan bir trenden yararlanarak yüksek şahsınızla gelip görüşmek istiyorum.

Sıkıntı verir miyim? Karşılığınızı makine başında bekliyorum, Salih Bey'i de birlikte alacağım.

Mustafa Kemal Atatürk - Temmuz 1921

Atatürk'ün Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa'ya yolladığı telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 11. Cilt, s.238

Fevkalade ve aniden ortaya çıkan duruma ilk temas eden, bir kıtanın en büyük kumandanı değildir. Büyük, küçük her birliğin içinde her subay ve her astsubay ve hatta her er, hareket şekline dair üstünden hiçbir emir ve hiçbir fikir almadığı durum karşısında kalır.

İşte bu sebepledir ki, gerek kumandanların ve gerek erlerin, bizzat fikir üreterek kendiliklerinden iş görebilecek meziyette yetişmiş olduğuna kanaat olmadan, bir askeri kıtanın, bir ordunun, güvenilir ve dayanılır bir kuvvet olarak tanınması gaflettir, felakettir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.170

Benim burada kendi vatanımda olduğumu bilmiyor musunuz? Bu gerçeği hala görmüyor musunuz?

Siz hala o zihniyette iseniz birbirimizle esasen savaş halindeyiz demektir.

Öyle ise, evet, bir kere, on kere, yüz kere daha savaş ilan ediyorum!

Mustafa Kemal Atatürk - Eylül 1922

Atatürk, İzmir'e girdikten hemen sonra Kordon Boyu'nda demirli İngiliz torpidolarından iki adım ötede karargah kurdu. Bu durum İngilizleri kuşkulandırdı.

Ve Atatürk kendisine küçümser ve gözdağı verircesine "bize savaş mı ilan ediyorsunuz?" diye soran İngiliz konsolosa bu yanıtı verdi.

Tüm bunlar olurken, konsolosun hemen arkasında duran beyaz üniformalı genç İngiliz deniz subayları hayranlıkla Atatürk'e bakıyordu.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş 2. Cilt s.61-62

Padişahlar halka acımadılar, Anadolu'ya acımadılar, onu sadece soydular.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922

Osmanlı ve padişahlar hakkında

Kaynak: Ivanovic Aralov - Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları s.105

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında