Ermeniler aleyhine kazanılan Sarıkamış muzafferiyeti, temin ettiği askeri ve iktisadi menfaatlerden başka, Doğu'daki siyasi vaziyeti de lehimizde geliştirecek mahiyettedir.
Vaki olan harekatın sürat ve intizamı ile muvaffakiyeti şükran ve takdirle yad olunur.
878 Berlin Antlaşması ile Rusya'ya bırakılan Sarıkamış'ın 42 yıl sonra, 29 Eylül 1920'de ele geçirilmesinin ardından Atatürk'ün Doğu Cephesi Komutanlığı'na yazdığı telgraftan
Hangi livanın ahalisi Kürt ise onlar kendi kendilerini muhtar olarak idare edeceklerdir.
Bundan başka Türkiye'nin halkı söz konusu olurken onları da beraber ifade lazımdır.
İfade olunmadıkları zaman bundan kendilerine ait mesele çıkarmaları mümkündür.
Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin ve hem de Türklerin salahiyet sahibi vekillerinden meydana gelmiştir ve bu iki unsur bütün menfaatlerini ve mukadderatlarını birleştirmiştir.
Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...
Adaletle hüküm icra etmeyen bir hükümet çok fenadır.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Kozan'da birçok Türk'ün kiliseye doldurulduğu tespit edildiği, Feke ilçesinin 80 Ermeni tarafından sarıldığı bildiriliyor, ayrıca Saimbeyli'ye az zamanda takviye yetiştirilmediği takdirde Türklerin sonunun fena olacağı, bu sebeple genel tedbirlerin acele olarak alınması ve Saimbeyli civarında Ermeniler üstün olduğundan Aziziye'den (Pınarbaşı) süratle tertiplenecek bir milli müfrezenin bu bölgeye gönderilmesi ve buradaki kıtaların da milli kıyafetle olaylara iştirak ettirilmesi ve Binbaşı Kenan Bey'in (Kozanoğlu Doğan Bey) derhal Develi'ye hareket ederek bu işleri düzenlemesi ve aynı zamanda bu hareketler sırasında yağma vesaire yapılmaması ve silahlı olmayan Ermenilere hiçbir sebeple taarruz edilmemesi isteniyor.
Atatürk'ün, Sivas'ta bulunan 3. Kolordu Komutanlığı'na gönderdiği telgraf
Vatan, Türk ulusunun eski, yüksek tarihiyle ve topraklarının derinliklerindeki izerleriyle üstünde yaşadığı, bugünkü siyasal sınırlarımız içindeki kutsal yurttur.
Vatan hiçbir bağ ve şart altında ayrılık kabul etmez bir küldür.
1939 CHP Kongresi için program çalışmalarından
Not: Kül, bütün anlamına geliyor.
