Yıllar
Konular
Favoriler

Efendiler! Asırlardan beri Doğu'da mağdur ve mazlum olan milletimiz, Türk milleti hakikatte yaratılıştan sahip olduğu hasletlerden yoksun kabul ediliyordu.

Son senelerde milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, eğilim, idrak, kendi hakkında kötü zanda bulunanların ne kadar gafil ve ne kadar incelemeden uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti.

Milletimiz, sahip olduğu vasıfları ve liyakatini, hükümetinin yeni ismiyle medeniyet cihanına daha çok kolaylıkla göstermeye muvaffak olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkiye layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ekim 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün cumhuriyetin ilanı ve cumhurbaşkanı seçilmesinden hemen sonra meclis kürsüsünde yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.146

Biz zengin değiliz. Lakin ordumuz hazırdır ve morali mükemmeldir.

Şayet bize meydan okunursa -zaten böyle bir şey muhtemel değildir-buna karşılık verebileceğimizden emin olunuz.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Eylül 1925

Atatürk'ün L'humanite ve Le Temps gazetelerine verdiği demeç

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.21

İsmet Paşa aleyhinde makus cereyan yapmak alıklığında bulunanlar ne olursa olsun barış yapmak isteyen, harp ihtimali karşısında gözleri kararan, mutlaka çok sınırlı sayıda kimselerdir ve bunların çok mahçup olacakları gün uzak değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Şubat 1923

Atatürk'ün Rauf Orbay'a yolladığı telgraftan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.132

Aydınlar, yaptığımız ve yapacağımız kanunlarla inkılaplarımızı kökleştirecek muasır medeniyet seviyesine ulaştıracaklardır.

Bugün iki kere sekiz, on altıdır. Bunu on kişi böyle dese ve yüz kişi de on diye ısrar etse yüz kişinin dediğini mi kabul edeceğiz?

Biz artık Batılıyız.

Eski dünyaya hakim eski medeniyetimizle sadece övünerek değil, bütün zincirleri kırarak, son asır medeniyetinin gittiği yollardan yürüyerek, bu seviyenin de üstüne çıkacağız.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün "devrimcilik" anlayışı

Kaynak: Tarık Zafer Tunaya, Devrim Hareketleri İçinde Atatürkçülük, s.135

Büyük zafer büyük milletimizin sönmez hürriyet ve bağımsızlık aşkından ve ba­şında Zatı Devletleri bulunmuş olan kahraman ordumuzun kendine has fedakarlıklarından doğmuştur.

Tren şebekemizin Sıvas'a varması münasebetiyle bu sahada da elde edilen parlak muvaffakiyet, milletin yüksek idrak ve kabiliyetinin ve reisi bulunduğunuz hükümetin takdire layık mesaisinin eseridir.

Hakkımda gösterdiğiniz muhabbetkar hislere teşekkür eder ve muvaffakiyetten dolayı Zatı Devletleriyle muhterem mesai arkadaşlarımızı tebrik eylerim.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Eylül 1930

Sivas Demiryolunun açılışı nedeniyle İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraf.

Cumhuriyet Türkiye’si, Osmanlı Devleti’nden yalnızca 4138 km demiryolu devralmıştır. Bu demiryollarının çok büyük bir kısmı ise, uzun süren savaşların verdiği tahribat, maddi imkânsızlıklar ve teknik personel yetersizliği gibi nedenlerle bakıma muhtaç durumdadır. Demiryollarının büyük bir kısmı, yabancı sermayenin elinde olduğundan Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından itibaren özellikle demiryolu politikasına büyük bir önem vermek zorunda kalmıştır.

Osmanlı'da, Demiryolları emperyalist devletler tarafından, çıkarlarına uygun olacak şekilde, kıyılardan içerilere doğru döşendiğinden Osmanlı toprakları kolayca işgal edilmiştir. Anadolu insanı, demiryolu işletmeciliğinden bilinçli olarak uzak tutulmuştur. Demiryollarının yöneticileri ve kilit personeli yabancı olup, işletme dili Fransızca’dır. Yabancı şirketler trenlerdeki makinist, biletçi, kontrolör gibi elemanları Rum ve Ermeni azınlıklardan seçmişlerdir. Ödemeler dahi Frank ile yapılmaktadır.

Milli Mücadele’nin başlangıç döneminde yeterli sayıda vagon ve lokomotif de yoktur. Bu nedenle teknik bakımdan büyük sıkıntılar çekilmiş, arızalar zamanında giderilememiş, bu olumsuzluklara yakıt, yedek parça tedarikindeki zorluklar eklenmişti.

Lord Kinross "Bir Milletin Yeniden Doğuşu" isimli kitapta şöyle anlatır:

"İsmet Paşa, sıkı bir devlet denetimi sisteminden yana olmasına karşın, ekonomik sorunlarla pek ilgilenmez, özellikle siyasi konularla ve askeri strateji ile uğraşırdı. Büyük Savaş ve Kurtuluş Savaşı boyunca hep ulaştırma eksikliğini düşünüp durmuştu. Bu yüzden en çok önem verdiği iş, demiryolu yapımı oldu."

17 Şubat 1923'de, İzmir İktisat Kongresi'nde Atatürk şöyle der:

"Memleketimizi bundan başka trenler ile ve üzerinde otomobiller çalışır şoselerle şebeke haline getirmek mecburiyetindeyiz. Çünkü Batı'nın ve cihanın vasıtaları bunlar oldukça, trenler oldukça, vapurlar oldukça, bunlara karşı deve ile merkepler ve kağnı ile ve tabii yollar üzerinde müsabakaya çıkışmanın imkanı yoktur."

Mustafa Kemal, ülkenin demir ağlarla örülmesini, “bir karış fazla şimendifer” parolasıyla “milli vahdet, milli mevcudiyet, milli istiklal meselesi” olarak görmüştür.

Cumhuriyet Hükümeti Ankara'yı başkent seçtiğinde, yeni hükümet merkezinin İstanbul, İzmir, Aydın, Konya, Eskişehir, Adana gibi şehirlerle bağlantısı olup, ülkenin diğer bölgeleri ve Sivas, Samsun, Erzurum, Kayseri, Malatya, Diyarbakır gibi önemli şehirleriyle demiryolu bağlantısından tamamen yoksundu. Halbuki hükümet merkezinin önemli şehirlerle demiryolu bağlantısı ilk akla gelen zorunluluktu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.260

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında