Yıllar
Konular
Favoriler

Bilincin doğal seyri sürekli geleceğe ve yeniliğe gitmektir. Geriye dönüş mümkün olamayacaktır.

Yerinde sayış önce saplantıyı sonra hastalığı meydana getirir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.15

Büyük zaferi kazanmaya muktedir büyük ordumuzu teşkilde ve hazırlamakta ve bu orduyu en isabetli bir suretle sevk ve idarede ve muzafferiyetinin elde edilmesinin temininde muharebe meydanlarında bilfiil yol göstermekte yaptıkları hizmetler cidden milletin en büyük takdiratına layık derecede fevkalade olduğundan, Batı Cephesi Kumandanı Mirliva İsmet Paşa Hazretleri'nin rütbesinin ferikliğe terfii Başkuman­danlık'ça tasvip edilmiştir

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1922

2 Eylül 1922, İsmet Paşa "ferik" rütbesine terfi etti. Ferik rütbesi günümüz korgeneral rütbesine denk geliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.239

Hakkı Bey haklı!

Ben de saraya gideceklerden değilim.

Padişahlarınkine benziyen merasime lüzum yok.

Mustafa Kemal Atatürk

Hakkı Kılıçoğlu, Hür Fikir isimli gazetede Atatürk'ün bazı törenlerdeki halini beğenmediği için sert bir dille eleştirmişti ve yazısını "Bu yol saltanat yoludur, saraya gider, biz artık saraya gideceklerden değiliz!" diyerek bitirmişti.

Bu durumu hemen Atatürk'e ilettiler ve şikayet ettiler. Atatürk, Hakkı Bey'i haklı buldu. Özeleştiri yaptı. Ve Meşrutiyetten beri en ilerici aydınlardan biri olduğunu bildiği Hakkı Kılıçoğlu için Atatürk kendisine şikayete gelenlere görseldeki sözleri söyledi.

Hakkı Kılıçoğlu 1924 yılında Mustafa Kemal'in isteğiyle Hür Fikir gazetesini kurmuş ve 1927-46 yılları arasında CHP milletvekilliği yapmıştı.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.728

Arkadaşlar, bütün hayatımda pek sevimli geçirdiğim bir gece vardır. O gece, ordumuzun İzmir'e girdiği günün burada geçirdiğim gecesidir. O vakit buradan geçerken bu muhterem halkın gördüğü her türlü zulüm ve tecavüze rağmen resmimi koyunlarından çıkararak beni tanıdıklarını ve otomobilime atılarak kucakladıklarını unutmadım. Bugün o hatırayı yaşıyorum, bahtiyarım

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Ekim 1925

KemalPaşa Türk Ocağı'nda halka nutuk.

Atatürk'ün bahsettiği bu olay 9 Eylül 1922 günü İzmir'in Armutlu semtinde geçiyor.

Mustafa Kemal'i 7 yıldır cebinde taşıdığı, bir gazeteden kesilmiş resmini koynundan çıkararak tanıyan kişi Armutlu’nun önde gelen şahsiyetlerinden Eskicioğlu Mehmet Kemallettin Efendi’ydi.

Atatürk'ün bu temsili resmini ise 1915 Çanakkale Savaşlarında Alman Ressam Wilhelm Victor Krausz yapmıştı.

Ruşen Eşref Ünaydın "Atatürk'ü Özleyiş" isimli kitabında bu anları şu şekilde anlatır:

Armutlu'dan geçiyorduk. Ahali köyün önüne yığılmıştı. Otomobil radyatörünün suyunu tazelemek için bir müddet durduk. Ahali etrafımızı sardı; gözlüğünü takmış Paşa, önüne bakıyordu. İlkin Onu kimse tanıyamamıştı; fakat kalabalığın en ilerisinde durmuş bir ihtiyar, bir elindeki resme baktı; bir de otomobilin içindeki siyah gözlüğü­nün altında duran yüze baktı. İkisini birbiri ile karşılaştırdı. Bir ara Paşa gözlüğünü alnına doğru kaldırınca o ihtiyar adam Paşa'ya daha yanaştı, daha dikkatle baktı:

- "Bu sensin, bu! Sensin!" diye bağırdı. Çenesi tir tir titriyordu! Sonra o kalabalığa döndü; haykıra haykıra:

- "Ey ahali koşun. Koşun! Bu odur: Kemalimiz geldi. Vallahi bu o... İşte burada!" der demez halk otomobile bir üşüştü. Tarif edemem... Toprağı öpenler, tekerlekleri öpenler, arabaya sıçrayıp Paşanın boynuna sarılanlar; kadın, erkek, çocuk! Yüzünü, gözünü öpenler, kollarından çekenler! Kolları başkalarının ellerinde kalacak diye korktuk!

Korktuk boğacaklar diye: bağırdık, çağırdık, uğraştık! Heyecanı yatıştırmanın, halkı ayırmanın, otomobili ilerletmenin imkanı yok! Otomobili omuzlarında taşımaya çalışı­yorlardı... Öldürecekler yahu, muhabbetten öldürecekler...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.57

Bizzat Anadolu içerlerinde yaptığım seyahatlerimde gördüm ki, biz Türkler misafirlerimizi ağırlamak için verdiğimiz ziyafetlerde çok adette yemek yapıyoruz.

Bu, iktisada aykırı olduğu gibi, takdir buyurursunuz ki, sıhhate de zararlıdır.

Milletimizin misafirperverlikteki bu yüksek hasletini makul bir hadde çevirmeyi hepimiz vazife saymalıyız.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Ekim 1925

Atatürk'ün, Bursa'daki lokantacılara yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.32

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında