Yıllar
Konular
Favoriler

Bir millet ki, bir akidenin, bir ananenin mantıki deliller olmaksızın sırf manevi birtakım sebeplerden dolayı muhafazasına düşkündür, o milletin aydınlanması ve ilerlemesi tabiatıyla geç olur ve belki de hiç olmaz.

Yenilik ve ilerleme bahsinde kayıtlara ve şartlara tabi olan bu gibi milletlerdir ki, daha makul düşünen, hayat felsefesini daha geniş manasıyla idrak eden milletlerin hakimiyeti altına girerler.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 13. Cilt, s.23

Görülüyor ki, yeni Türkiye devletinin teşekkülünden evvel millet hiçbir vakit kendi tarihine, kendi hayatına, kendi refah ve saadet vasıtalarına sahip olamamıştı. Hatta bu, kendisine düşündürülmemişti bile.

Sanki milletin vazifesi, herhangi bir padişahın hırs ve hevesini, herhangi bir serdarın geniş ve şaşalı hayatı­nı temin için sürüler halinde şuraya buraya gitmekten ibaretti. Fakat bugün böyle de­ğildir.

Bugün bütün halk, hepimiz benliğimizin idrakindeyiz.

Mukadderatımıza hakim bulunuyoruz. Tekrar Viyana'ya gitmek, Mısır'ı fethetmek, Hindistan'da imparatorluk kurmak gibi hayallere kapılacak kimse kalmamıştır.

Bütün dimağımızı, mesaimizi bu memleketin ümranına, refahına hasr ve tahsis edeceğiz. Gayemiz budur ve bu gaye için mevcudiyetimizi bile ortaya atmaya hazırız.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.364

Arazi müsait olmadığından hayvanları bırakarak yaya olarak Conkbayırı'na vardık. Bu sırada Conkbayırı'nın güneyindeki 261 rakımlı tepeden Conkbayırı'na doğru 27. Alaydan sahilin gözetlenmesi ve kollanması göreviyle oralarda bulunan bir müfrezenin erlerinin Conkbayırı'na doğru kaçmakta olduklarını gördüm.

Bizzat bu erlerin önüne çıkarak "Niçin kaçıyorsunuz?" dedim.

"Efendim düşman!" dediler.
"Nerede?" dedim.
"İşte!" diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Hakikaten düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklamış ve tam bir serbestlikle ileri doğru yürüyordu. O zaman bu kaçan erlere bağırarak "Düşmandan kaçılmaz" dedim.

"Cephanemiz kalmadı" dediler.

"Cephaneniz yoksa süngünüz var" dedim. Ve bağırarak süngü taktırdım ve yere yatırdım.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915

Arıburnu Muharebeleri Raporundan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.292

Efendiler, bu kurtuluş gününü size tebrik ederken, bu dağlarda, bu ovalarda kanlarını döken muhterem şehitlerimizi ve vatanları için, milletleri için mihnet ve me­şakkat bilmeyen kahraman gazilerimizi hürmetle ve tazimle yad ederim.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Eylül 1924

Bursa'nın kurtuluşunun 2. yıldönümünde Bursa halkına nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.300

Lozan'a gönderdiğimiz delege heyeti ve onun başındaki arkadaşımız o kadar kıymetli ve kuvvetlidir ki, davamızı açıklıkla kavramış müdafaa vasıtalarını o kadar güzel hazırlamıştır ki, kimsenin hayallere sapmasına imkan kalmayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.365

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında