Düşünce akımlarına karşı düşünceye dayanmayan güçle karşılık vermek, o akımı yok etmedikten başka; herhangi bir kişiyle, herhangi bir insanla konuşulduğu zaman, onun herhangi bir düşüncesini güç zoruyla reddederseniz o direnir.
Direndikçe kendi kendini aldatmakta çok daha ileri gidebilir. Bu nedenle düşünce akımları, baskıyla, şiddetle, kuvvetle reddedilemez. Tam tersine güçlendirilir. Buna karşın en etkili çözüm, gelen düşünce akımına, karşı bir düşünce akımı vermektedir.
Atatürk'ün TBMM Gizli Oturumunda komünizm propagandası hakkında yaptığı konuşmadan
Sahil seyahatine devama imkan yoktur. Erzurum halkını, maruz kaldıkları acı felaket içinde ziyareti pek münasip ve lüzumlu görüyorum. Acı bir lisanla da davet ediyorlar. Hemen harekete karar verdimse de, Trabzon-Erzurum yolu bozuk, güvenilir otomobil yoktur.
Yarın öğlende buradan hareket ederek yalnız çok hazırlıkla davet edilmiş olduğum Rize ve Giresun'a çıkmak ve oraya Ankara'dan gelecek otomobillerle Sivas-Erzincan üzerinden Erzurum'a gitmeyi ve orada halkla bizzat meşgul olmayı düşündüm. Görüş ve cevabınızı makine başında bekliyorum.
Atatürk'ün, İsmet Paşa'ya yolladığı telgraf.
13 Eylül 1924 günü Erzurum Pasinler'de büyük bir deprem meydana geldiği sırada Atatürk, Karadeniz gezisindedir ve Hamidiye Kruvazörü'yle Trabzon'a yeni ulaşmıştır.
Atatürk hemen geziyi iptal edip Erzurum'a gitti.
Pasinler Depremi'nde ne yazık ki 60 vatandaşımız hayatını kaybetti.
Vatandaşlar! Vatandaşınız olan herhangi bir şahsı istediğiniz gibi sevebilirsiniz; kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi, babanız gibi, evladınız gibi, sevgiliniz gibi sevebilirsiniz.
Fakat bu sevgi sizi, milli mevcudiyetinizi, bütün sevginize rağmen, herhangi bir şahsa, herhangi bir sevdiğinize vermeye sevk etmemelidir.
Bunun aksine hareket kadar büyük hata olamaz. Bir millet için, bir millet varlığı, bir millet şerefi ve haysiyeti, bir millet büyüklüğü için bu kadar hata olamaz.
Ben, mensup olduğum büyük milletimin böyle bir hatayı artık işlemeyeceği hakkında tam bir itimada sahip olmakla müsterihim ve iftihar ediyorum.
Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan
Muhterem Ordu ahalisi! Hakkımda gösterdiğiniz samimi tezahürat bende pek derin hissiyat bıraktı. Maalesef ciddi bir sebep, aranızda fazla kalmama mani oluyor.
Bunun için üzgünüm. Fakat vaat ediyorum: İlk fırsatta aranızda daha fazla kalmakla bu üzüntüyü gidereceğim. Gönül arzu ederdi ki, burada günlerce kalayım ve sevimli köylerinizi gezerek zevk alayım.
Arkadaşlar, sizin gibi şuurlu bir millete sahip olan bu devlet, bütün cihana karşı iftihar etmek hakkına sahiptir. Büyük üzüntüyle sizlerden ayrılıyorum. Fakat vaadimi yaptığım zaman bu üzüntülerim sona erecektir. Allahaısmarladık.
Mahvımızı emel edinmiş olan İngiltere'nin bütün İslam alemini kapsayan genel bir esaret tesisi hususundaki hainane teşebbüslerine mukavemet ve muhalefet edebilecek yegane İslam hükümeti Türkiye devleti olduğu içindir ki bütün Batı emperyalizm ve kapitalizminin en müthiş taarruzları Anadolu üzerine yöneltilmiş bulunuyor.
Atatürk'ün Taşkent'te bulunan Cemal Paşa'ya yolladığı telgraftan.
