Yıllar
Konular
Favoriler

Zannettiler ki, ordumuz zayıftır. Zannettiler ki, ordumuz taarruz ve takip etmek değil , yerinden kıpırdayamayacak bir halde bulunuyor. Zannettiler ki, Meclis'imiz ve hükümetimiz zayıftır ve ümitsizdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Ekim 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

TBMM'de konuşma

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.362

Şimdi bizzat vali vekaletini üstleniniz ve bütün askeri kuvveti ve mülkiyeyi elinize almaya tamamen yetkilisiniz.

Gelmekte olan valiyi derhal tutuklattıracak tedbirleri süratle alınız, icraatınıza fiilen engel olanlara karşı tereddütsüz silah kullandırınız.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Eylül 1919

Atatürk'ün Kastamonu'ya giden Miralay Osman Bey'e verdiği emir.

Millî Mücadeleyi cephe gerisinden destekleyen, malzeme ve moral bakımından takviye eden en önemli yörelerden biri de, Kastamonu yöresiydi.

Kastamonu'da Vali bulunan İbrahim Bey İstanbul'a çağrılmış ve tutuklanmıştı. İstanbul hükümeti onun yerine yeni bir vali atadı. Bunun üzerine Mustafa Kemal hemen Ankara'da bulunan Ali Fuat Paşa'dan Kastamonu'ya güvenilir bir subayın gönderilmesini rica etti.

Bölgeye Albay Osman Bey gitti. Ama ne var ki 16 Eylül 1919'da bölgeye gider gitmez vali vekili ve Jandarma komutanı tarafından gözaltına alındı. Sonrasında vatansever subaylar sayesinde serbest bırakıldı.

Gece Atatürk'le aralarında bir konuşma geçti. Ve Atatürk kendisine görseldeki emri verdi.

Osman Bey bölgeye hâkim olduktan sonra hükümet konağında halka hitap ederek başından geçen olayları anlattı ve Kuva-yı Milliye’nin vatan savunmasındaki öneminden bahsetti.

Bu toplantıdan hemen sonra Kastamonu’da görev yapan makineli tüfek yüzbaşısı Şevket Bey ve etrafındaki güvenilir adamları Kuvayı Milliye ile birleşme yolunda and içtiler ve Miralay Osman Bey Kastamonu’da

bulunduğu süreçte ona tam destek verdiler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 4. Cilt, s. 57

Talih bana öyle elverişli şartlar hazırlamış ki ne kadar bahtiyarlık duyduğumu anlatamam.

Harbiye Nezareti'nden çıkarken heyecandan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum.

Kafes açılmış, önümde geniş bir alem, kanatlarımı çırparak uçmaya hazırlanmış bir kuş gibiydim.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün 30 Nisan 1919'da 9. Ordu müfettişi olarak atanması hakkında sonradan söyledikleri.

İstanbul hükümeti Mustafa Kemal'i Anadolu'ya sürmeye karar vermişti. Harbiye Nazırı Şakir Paşa birgün kendisini çağırdı ve ona bir dosya uzattı.

Dosya'da Samsun civarında Türk çetelerinin Rum köylerine saldırdığı ve İngizlilerin bundan rahatsızlık duyduğu açıklanıyor ve Osmanlı'dan bu duruma engel olması isteniyordu. Mustafa Kemal'in bir diğer görevi de Anadolu'daki bir takım milli teşkilatlanmaları ortadan kaldırmaktı.

Atatürk de bunun için Samsun'a gidecekti.

Ama Atatürk özellikle yetki istiyordu. Genelkurmay 2. başkanı Diyarbakırlı Kazım Paşa'ya (Kazım İnanç) Samsun'dan başlayarak bütün doğu vilayetlerinde bulunan kuvvetlerin komutasını ve bağlı illerin valilerini emri altına alabilme yetkisi istedi.

Kazım Paşa Atatürk'ün yüzüne baktı ve "Bir şey mi yapacaksın?" diye sordu.

Atatürk cevap verdi: "Evet bir şey yapacağım. Bu maddeler olsa da olmasa da yapacağım"

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.252-253

Biz daima hakikat arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça ifadeye cüret gösteren adamlar olmalıyız!

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Atatürk'ün Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Yüksek Riyaseti'ne yolladığı mektuptan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.205

Arkadaşlar, beş sene evvel ilk defa Samsun'a ayak bastığım zaman, bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın ilk safında kahraman Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.

Büyük kanlı Sakarya Muharebesi'ne 3. Fırka ile yetişen Trabzon evlatlarının muharebe meydanında gösterdikleri fedakarlıkların kıymetli hatırası daima beynimde nakşolmuş kalacaktır.

Bu vatanperver halka, o kahraman evlatlara sahip olan bu kıymetli memleketimizi, bir Ermenistan kapısı veya hayal edilen bir Pontos Krallığı ülkesi yapmak talep ve tehditleri, ne uğursuz idi.

Şüphesiz o kabuslar, ilelebet hayal olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk - 15 Eylül 1924

Atatürk'ün Trabzon'da yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.304

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında