Yıllar
Konular
Favoriler

Ben evvela millete bu sözde rehberlerin hakiki cehaletini göstermeye çalıştım.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ağustos 1933
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Marianne gazetesi muhabiri M. Herriot'la görüşmesi sıradına söyledikleri

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 26. Cilt, s. 221

Yeni Türkiye devletinin teşekkülünden evvel millet hiçbir vakit kendi tarihine, kendi hayatına, kendi refah ve saadet vasıtalarına sahip olamamıştı.

Hatta bu, kendisine düşündürülmemişti.

Sanki milletin vazifesi, herhangi bir padişahın hırs ve hevesini, herhangi bir serdarın geniş ve şaşaalı hayatını temin için sürüler halinde şuraya buraya gitmekten ibaretti.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.364

Bu sıralarda siyasi vaziyet o kadar değişken ve kararsızdır ki, uzun zaman için kati bir esas arz etmek mümkün değildir.

Bizim gördüğümüze göre, bugün İngilizler, milli teşkilattan, birliğimizden son derece korkmaktadırlar.

Çünkü bağımsız bir Türkiye, Ingilizlerin hiç işine gelmez.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 1919

Atatürk'ün, Bursa'da 56. Fırka Kumandanı Bekir Sami Bey'e gönderdiği telgraf.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 5. Cilt, s.130

Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit bir eğlence gibi gelen radyo ve sinema, bir çeyrek yüzyıla kalmadan yeryüzünün çehresini değiştirecektir.

Japonya'daki kadın, Amerika'nın göbeğindeki siyah adam, Eskimo'nun dediğini anlayacaktır.

Tek ve birleşmiş bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında, tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika'nın keşfi gibi olaylar birer oyuncak yerinde kalacaktır

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, aslında sinemanın propaganda gücünü çok iyi biliyordu. Öyle ki kendi hayatını film olarak çekmeye karar vermiş, bunun 137 sayfalık senaryosunun büyük bir kısmını da kendisi yazmış ve Münir Hayri Egeli'ye vermişti. Filmin adı "Ben Bir İnkilap Çocuğuyum" olacaktı.

Münir Hayri Egeli anlatıyor:

“Bir gün: beni Çankaya’dan çağırdılar. Çankaya’ya gittiğimde, Atatürk kütüphanedeydi. Atatürk: “yabancı bir şirketinden mektup aldım. Bizim inkılabımıza dair bir film yapmak istiyorlar. Çok güzel, ancak inkılabımıza dair film yapmak bizim işimiz olmalıdır. Bir senaryo düşün. Bu senaryo: benim hayatımla, mesela bir öğretmenin hayatını göstermelidir’ dedi...”

Ne yazık ki film asla çekilemedi.

Bununla beraber, Atatürk sinemaya gitmeyi çok seviyordu ve Sinemada halkıyla beraber oluyor ve onların beğenisini ölçmeyi seviyordu.

Kaynak: Cemal Granda - Atatürk'ün Uşağı İdim s.141

Hakiki türkülerimiz ancak sadece bozkırlarda çobanlardan duyulabilir.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Kasım 1930

Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...

Ludwig, kendisine Doğu müziği biz Batılıların kulağına yabancı geliyor dediği zaman Atatürk bu müziğin Türk müziği değil Bizans müziği olduğunu söyler ve bu sözleri ekler...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.272

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında