Rum ve Ermenilerle, İngilizler başta olmak üzere İtilaf devletlerinin ve bunların günahlarına alet olan düşük Ferit Paşa kabinesinin, milli birliğe ve vatanın saadetine yönelik her tür meşru milli teşebbüsleri ve harekatı gelişigüzel İttihatçılıkla ithamı bir meslek edinmiş oldukları herkesçe malumdur.
İttihatçı suçlamaları hakkında
Efendiler! Sofra tertibi, sofra hizmeti cidden mühimdir. En ehemmiyetli medeni ihtiyaçlarımızdandır.
Bunun için esas, şef garsonlar ve garsonlardır. Ne yazık ki zikretmek lazımdır ki, memleketimizde bu nevi sanatkarlar ihtiyaç ile orantılı tarz ve miktarda yetiştirilmemiştir.
Evlerimizde, lokantalarımızda, otellerde bu hususları medeni insanlara yakışacak surette yapmaya mecburuz.
Atatürk'ün Bursa'da lokantacılarla yaptığı sohbetten...
Zavallı Talat Paşa, kendisinin bir çapkın Ermeni kurşunuyla Berlin sokaklarında yere serildiğini işittiğim zaman ne kadar üzülmüştüm
Atatürk'ün 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan 1. Dünya Savaşı hatıralarından..
1914-1919 yılları arasında Atatürk'ün yazdığı bu notlar, 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlandı.
Bugün de aynı hisler aynı kuvvetle devam ediyor.
Atatürk'ün Sivas Lisesi hatıra defterine yazdığı not.
Sivas Kongresi 4 Eylül-11 Eylül 1919 tarihinde düzenlendi. Atatürk, Sivas'a 2 Eylül'de geldi ve 18 Eylül'e kadar burada kaldı.
Sivas Kongresi, Sivas Valisi Mazlum Paşazade Mehmet Memduh Bey tarafından 5 Ekim 1892 yılında inşa edilen ve görkemli bir mimariye sahip olan Sivas Lisesi'nde düzenlendi.
Kongreye katılanlar Sivas'ta yaşayan insanların evinde kalırken, Mustafa Kemal'in kalması ve çalışması için lisede bir oda ayarlandı.
Sivas Lisesi, 1981 yılında kapatıldı ve 1990 yılında müze olarak ziyarete açıldı.
Müzede, kongre salonu ve Atatürk'e ait çalışma ve dinlenme odası, kongrenin yapıldığı günlerdeki hali ile muhafaza edilmektedir.
Bir toplumun, zamanla kökleşmiş, örf, adet, duygu ve algılamaları önemlidir.
Toplumun bu vasıfları ve huyları, içinde bulunduğumuz yüzyıl medeniyetinin gereklerini kolaylıkla ve çabucak kabule uygun olmadığı takdirde; ilk anda akla gelen yol, tedbirli bir şekilde, okul ve diğer vasıtalarla bilim ve teknik alanında ilerleyerek fikirlerin aydınlatılmasına çalışmak ve zamanla amaca ulaşmak.
Yalnız bu metoda bağlı kalarak başarılı olmak isteyenler ya başarıyı yakalamakta çok geç kalmışlar ya da hiç başarılı olamayarak, bunu kabullenmek durumunda kalmışlardır.
Oysa milletler için zamanın beklemeye tahammülü yoktur.
